Cihadiye Cad. No:40 Küçükyalı Maltepe İSTANBUL
 
   
 
 
 Okul Korkusu
İlk adımlarını, ilk sözcüklerini daha dün gibi hatırladığınız çocuğunuzun hayatında artık yeni bir dönem başlamıştır. Minik oyun çocuğu büyümüş, kozasından çıkmış ve okul çocuğu olmuştur! Bu karmaşık süreç; sosyalleşme, birey olarak toplumda yer alma ve dış dünyaya atılmanın ilk resmi adımları sayılabilir. Çocukların büyük bir kısmı okula uyum sağlarken, bir kısmı da uyum sağlamada zorlanırlar. Anaokulu geçmişi olmayan çocukların bu dönem daha fazla çaba sarfetmesi gerekebilir. Ailesi ve yakın çevresi içerisinde öğrenme sürecine başlayan çocuk, bu sosyalleşme sürecine okuldaki arkadaş çevresi ile devam edecektir.
 
Okul fobisi, çocukların okuldan şiddetli bir şekilde korkması ve kaçınması olarak adlandırılabilir. Bu kaygı anneden ayrı kalma korkusu ile yakından ilgilidir. Çocuk anneden ayrı kalamaz ve annenin yokluğunda kendine veya annesine bir şey olabileceği kaygısı taşır. Okul fobisi olan çocukta pek çok psikosomatik belirti gözlenebilir. Bunlar; ağlama, bağırma, hırçınlık, saldırganlık, panikleme, midesi bulantısı, kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, uykusuzluk olarak sayılabilir. Bu tür yakınmalar okula gitmeden hemen bir saat kadar öncesinde veya bir gece öncesinden başlayıp şiddeti artarak sürebilir. Okula gönderilmedikleri durumda çok neşeli ve uyumlu davranabilirler, tüm yakınmaları biter. Aile bireyine –özellikle anneye- olan bağımlılıkları bu dönemde daha da artar. Bu durumda okula adaptasyon süreci olumsuz etkilenir ve başarısı düşer. Okula uyum sağlamada zorlanan çocuklarda yaygın olarak görülen okul korkusunun kızlarda görülme sıklığı, erkeklerde görülme sıklığına oranla daha fazladır. Yaş büyüdükçe görülme sıklığı azalır, fakat ileri yaşlarda karşılaşılan okul korkusunun tedavisi daha karmaşıklaşır.
 
Okul korkusu yaşayan çocuklar; genellikle aile bireyleri dışındaki kişilerle olan ilişkilerinde utangaçtır, güvensizdir, arkadaş edinmekte sıkıntı çekerler ve annelerine bağımlıdırlar. Evde kaldıklarında kendilerini daha iyi hissederler, okula gittiklerinde akılları evde kalır.
Okul korkusunun nedenleri
Okula başlama sürecinde aile beklentilerinin çok yüksek olması çocuğu zorlayacak bir etki yaratacağından okul korkusuna neden olabilir. “En başarılı sen olmalısın” dayatması çocuğun ruh sağlığını bozup somatik belirtilere ve okuldan uzaklaşmasına yol açabilir. Unutmayın ki sonuç değil, süreç odaklı sözel ve davranışsal övgülerinize ihtiyacı var. Başarı yönündeki çabasına vurgu yapın, takdir edin.
Okul korkusunun tetikleyicileri arasında; ebeveynlerinin boşanması veya anne-baba arasında gergin bir ilişkinin varolması, çocuğun yeni bir kardeşinin doğması, taşınma, hastalık, yakın birinin ölümü, kaza, hastane yatışı gibi bir stres faktörünün olması da sayılabilir.
Araştırmalar bu çocukların ebeveynlerinin de aşırı korumacı, çocuklarının her istediğini yapan, net tavırlar sergilemeyen, çocuklarının bireyselleşmesine, güven sağlamasına engel koyan ebeveynler olduğunu gösteriyor. Ailenin yanı sıra öğretmenin de rolü önemlidir. Eğer öğretmen otoriter, baskıcı, ezberci, aşırı kuralcı ve duyarsız ise çocuk okulda şiddete maruz kalıyorsa, çocuk okula gitmek istemeyebilir.
 
Özel öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, zihinsel yetersizliği olan çocuklarda da sınıf düzeyinde başarı sergileyemediklerinden dolayı okul korkusu oluşabilir. Bedensel engeli olan çocuklarda da fiziksel becerilerde yetersiz kalıyorum duygusu yerleşip okul korkusunu tetikleyebilir.
 
Okula korkusu ile başetmek için neler yapmak gerekir?
*Çocuğunuzu okulla ilgili olarak önceden bilgilendirin ve okulu gezdirin. Okula başlarken, zihinsel olarak hazır olmanın yanında sosyal ve duygusal yönden hazır olması da önem taşır. İlköğretim okulların birinci sınıf öğrencilerini okulların açılmasından bir hafta erken başlatıp çevreyi ve düzeni aktarmaya yönelik programlar uygulamaları çok önemli bir olanaktır.
*Okulun nasıl bir yer olduğu nu gerçekçi bir dille anlatın. Böylece, hayal kırıklığını önleyebilir ve uyum sürecine katkıda bulunacaktır.
*Kaygı, özellikle ebeveynle çocuk arasında mayalanarak büyür. Bu nedenle ne kadar tedirgin olursanız olun, kaygılarından arınmış bir ebeveyn portresi çizin.
*Okul çıkışında onu tam zamanında alacağınızı ya da servise bineceğini, evde mutlaka karşılayacak bir kişinin olduğunu ona açıklayın.
*Vedalaşmakta zorlandığı ebeveyn yerine başka birinin çocuğunuzu okula götürmesini sağlayın.
*Eve geldiğinde okulda yaşadıklarıyla ilgili onunla konuşun, olumlu anlatımlarını yüreklendirin.
*Çocuğun sosyal ve sportif aktivitelere yönlendirilmesi, arkadaş edinmesine, yeni ortamlara uyum sağlamasına ve kendisine olan güveninin artmasına yardımcı olacaktır.
*Diğer çocukların da buna benzer korkular yaşayabileceklerini söyleyerek rahatlatın.
*Okula gitme konusunda ödün verilmemelidir. Okula gönderilmemesi, daha çok soğumasına yol açacak ve yeniden okula göndermek güçleşecektir. Adaptasyon ve kendisini sınıfın bir parçası gibi hissetme duygusunu yakalaması zorlaşacaktır. Okul korkusunu görmezden gelmek ve bir sonraki yıla ertelemek sadece çözümü zorlaştıracaktır.
*Çocuk okula devam ettiği zamanlarda ödüllendirilebilir. Gününü okul yerine evde geçiren çocuk, anne ya da babası tarafından sevdiği aktiviteler ile ödüllendirilirse, okulda kaçma davranışını yineleyecektir. Bu durumu bertaraf etmek için, evde kaldığı günü ders çalışarak geçirmelidir.
 
 
Çocuğun zihinsel performansı, okul olgunluğu, sosyal, duygusal gelişimi, korkuları konusunda endişeleri olan ailelerin psikolojik destek için uzmana başvurmaları gerekmektedir.
 
Zeynep Şafak UÇAR, Uzman Klinik Psikolog, MA

 Bu içerik 1256 defa okunmuştur...
 Sayfayı Yazdırmak için Tıklayınız
 
 

        Anlaşmalı Olduğumuz Kurumların Tam Listesine Ulaşmak İçin Tıklayınız  
 
  Altıntepe Tıp Merkezi Hizmetlerinde Türk Kızılayı Bilgi teknolojileri Tarafından Hazırlanan e-Kızılay HBYS Yazılımı'nı Kullanmaktadır.
Türk Kızılayı Altıntepe Tıp Merkezi Resmi Web Sayfası © 2008